Allaha Ortak Koşanların Sonu

Şirk, yani Allah’a ortak koşmak, İslam’a göre en büyük günah ve imanla doğrudan çelişen bir sapmadır. Kur’an’da, Allah’ın kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamayacağı belirtilmiş olup, bunun dışında kalan günahları dilediğine bağışlayabileceği vurgulanır (Nisa 48). Şirk, insanın imanı ve ibadetlerinin geçerliliğini ortadan kaldırır; ibadetler yalnızca Allah için anlam kazanırken, ortak koşma durumunda bu yönelim boşa gider. Ahirette sonsuz cehennem azabı riski taşırken, dünyada kalpte hakikati görmeyi engeller, manevi huzuru ve rehberliği zayıflatır. Küçük görünen uygulamalar—başka varlıklara dua etmek, fal veya büyüye yönelmek gibi—dahi şirk kapsamına girebilir ve ruhu hakikatten uzaklaştırabilir. Toplumsal açıdan da hurafe ve yanlış inanışların yayılmasına zemin hazırlayarak, toplumu sapkın uygulamalara açık hâle getirir. Bu nedenle bir Müslüman olarak tevhide sıkı sarılmak, ibadetleri yalnızca Allah için yapmak ve kalbi her türlü ortak koşmadan korumak, hem dünyada huzur hem de ahirette güven sağlamak açısından hayati önem taşır.

 
Allah, zaman ve mekândan münezzehtir; O’nun varlığı hiçbir yaratılmış sınıra tabi değildir. Kur’an-ı Kerim’de de bu durum açıkça ifade edilir. “Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır. Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, O her şeyden münezzehtir” (Âl-i İmrân, 3/109) ayeti, Allah’ın tüm varlıklardan bağımsız olduğunu ve her şeyin O’na muhtaç olduğunu bildirir. Ayrıca, “O, yaratılmışların mekânına ve zamanına bağlı değildir; gökleri ve yeri hak ile yaratandır. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” (Tevbe, 9/116) ayeti, Allah’ın mekân ve zaman sınırlarının dışında olduğunu vurgular.

Bu Kur’anî bilgiler, hadis-i şeriflerle de desteklenir. Hz. Âişe (r.a.)’den rivayetle: “Allah, kendisine benzeyen hiçbir şeye benzemez” (Müslim, Îmân, 41) hadisi, Allah’ın zatının yaratılmış varlıklardan tamamen farklı ve sınırsız olduğunu ortaya koyar. Hadisten anlaşıldığı üzere Allah, ne mekâna ne zamana bağlıdır; hiçbir varlığa benzemez ve sınırlı niteliklerle kıyaslanamaz.

Dolayısıyla hem Kur’an ayetleri hem de hadisler, Allah’ın ezeli ve ebedi, her şeyden bağımsız, mutlak kudret sahibi ve sınırsız olduğunu açıkça gösterir. Bu birleşik deliller, Allah’ın zaman ve mekândan münezzeh olduğunu anlamamızda rehberlik eder.
 
Emeğinize sağlık, lakin kopyala yapıştır konuları sevmem, önemli olan bilgi ve yorumları... Emektir önemsemektir, paylaşmaktır, hatta bilinmeyenli okuyup anladığını ifade etmektir, demem oki formlarda konular okunur, yorumlar değerlendirilir vesselam....
 
Katkının değerini belirleyen yalnızca içeriğin kaynağı değil, o içeriğin nasıl işlendiği ve paylaşıldığıdır. Bilginin yeniden ifade edilmesi, yorumlanması ve farklı bakış açılarıyla zenginleştirilmesi, kolektif öğrenme ortamlarını daha anlamlı kılar. Önemli olan, paylaşılanın bir emek süzgecinden geçmesi ve okuyana bir şey katabilmesidir. Kısacası anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

Ne güzel söylemiş büyüklerimiz.
 
Kimin neyi sevip neyi sevmediğine göre kimse hareket etmiyor. Kopyala yapıştırda olsa , insanlar düşüncelerini belirtmekte serbest. Kopyala yapıştırı bile bilmeyenlerin dünyasında güzel sözlere, güzel yazılara, güzel düşüncelere her zaman yer var burda. Burası bir tavır veya tartışma alanı değil, bir muhabbet bir güzellik dünyası. Yazılanlar, düşünceler doğruysa, kimnseye zarar verip üzmüyorsa beğenilir ya da beğenilmez. Herkesin düşüncsi ayrı.
 
Harika olur, atalarımız en güzel sözleri söylemiş ve yaşamış... Evet ata sözünün anlam ve önemini bilmeyenlere ışık olur... Lütfen paylaşın... Herkes faydalansın değil mi...
 
Büyüklerimiz hiçbir hususta abes kelâm etmemişlerdir. Pek latîf ve hikmetli darb-ı mesellerimiz vardır; lâkin bahis başkadır. Müsait bir vakitte bunları mânâlarıyla birlikte derleyip ayrı bir mevzu açmak niyetindeyim; münasip olur zannederim. Bu konuyu ben deruhte ederim. Lâkin asıl mesele, bu sözlerden ibret alıp almayacağımızdır. Maksadımız boş lakırdı ile kafa şişirmek mi, yoksa biraz susmayı öğrenmek midir?
 
9341226c-1ea1-4625-9225-a46d92839b58.webp
 
Dünya hayatı kısa, ahiret ise sonsuzdur. Bu nedenle insanın en önemli meselesi, inancını doğru temeller üzerine kurmaktır. Tevhid, sadece bir inanç değil; bir hayat biçimidir. Şirk ise sadece bir hata değil, insanı ebedi kayba sürükleyen bir sapmadır.

Unutulmamalıdır ki; kurtuluş, sadece Allah’a yönelmekle mümkündür. Kalp O’na bağlandığında, insan hem dünyada huzuru bulur hem de ahirette ebedi saadete ulaşır.
 

Saat

Forum Görünümü

Konular
55.413
Mesajlar
136.123
Toplam kullanıcı
6.098
Son üye
oxenon.com
Geri
Üst